250 x 250 Reklam Alanı

kuranda geçen erkek bebek isimleri, Yakında oğlan anne ve babası olacaksınız, haliyle de çok heyecanlısınız. Peki oğlunuza takacağınız henüz karar vermediniz mi? erkek isimleri ve anlamları 2016 isim galerimizde size fikir verebilecek bebek isimlerine yer verdik.
Çocuğa güzel isim koymak çok mühimdir. Peygamber efendimiz aleyhisselam anlamı kötü isimleri, güzel olanları ile değiştirmiştir.
Bu isim galerimizde bebeğinize takabileceğiniz modern, klasik ve popüler erkek bebek isim çeşitlerini yayımladık.

A
Acun: Sonsuz uzay içindeki gök varlıklarının tümü, dünya, evren
Afşar: Eli çabuk, çabuk iş gören, Oğuz Han’ın oğullarından birinin adı, Türkmenlerin bir boyunun adı.
Ağca: Rengi beyaza yakın, beyazca akça,
Akın: Düşman ülkelerine yapılan saldırı
Akınalp: Akın yiğidi
Akıner: Akın eri, akın yapan er
Akmeriç: “Ak gibi Meriç” duru sulu meriç
Alkan: Kızıl kan
Ali: Yüce, yüksek, ulu. Hazret-i Muhammed aleyhisselamın damadı, dördüncü halife.
Alp: Yiğitler yiğidi yiğit, kahraman, bahadır, yürekli, babayiğit
Alparslan: Yiğit arslan, kahraman aslan
Alpay: Yiğit Ay, yiğit ve Ay gibi güzel
Alper: Yiğit er, yiğit kişi, babayiğit, yiğit erkek
Alperen: Yiğit ve ermiş kişi
Altay: Altın, yüce dağ, Tiyanşan Dağları, Asya’da bir Türk budunu
Arda: Sonra gelen, öndekinden sonra, yere dikilen nişan değneği, ardıl Meriç Irmağı’nın Edirne yöresinde sağdan aldığı en önemli kolun adı, Arda Çayı, Uygur yazıtlarında da ad olarak geçer.
Arman: Dürüst ve temiz kişi
Armağan: Birine karşılıksız olarak verilen ödül
Arslan: Aslan
Aşkın: Çok, fazla, üstün, üzüm bağ ve asmalarında yeni göğeren dallar, dalların ucundaki yapraksız, meyvesiz uzantılar
Ata: Baba, dede, soyun büyüğü.
Atabey: Saygıdeğer kimse, Selçuklular döneminde bir ünvan
Atacan: Hoşgörüsü olan kimse, babacan
Atahan: Büyük yönetici, ata durumundaki han
Atakan: Atalardan gelen kan
Atalay: Benim atam
Ataman: Ata, ata kişi, başkan bağbuğ
Aybars: Ay gibi güzel, pars gibi yırtıcı, (Hun İmparatoru Attila’nın amcasının adı)
Ayberk: Ay kadar güzel olan
Aybora: Ay kadar güzel, fırtına kadar yıkıcı, Ay ve fırtına
Aydın: Okumuş, bilgili görgülü ve aydınlık kimse, ışıklı, parlak, kutlu, uğurlu, aydınlık, Ay ışığı bulunan gece, Ege Bölgesi’nde bir il
Ayhan: Oğuz Han’ın oğlu
Aymete: Ay ve Hun İmparatoru Mete’den oluşmuş bir ad
Aypolat: Ay gibi güzel ve polat gibi sağlam

B
Bahadır: Yiğit, batur
Baran: Durağanlığı harekete çeviren etken, direnci kıran ya da Direnç doğuran özellik, güç, ulu, yüksek
Baranalp: Güçlü yiğit
Baransel: Güçle ilgili, güçlü sel
Barış: Savaştan ya da dargınlıktan sonra, iki yanın uzlaşması, anlaşması
Barlas: İyi savaşan, savaşçı yiğit
Başhan: Hanların başı
Batıhan: Batının sultanı, hanı
Batur: Alp, yiğit, yürekli, bahadır
Baturalp: Yürekli yiğit, yiğitler yiğidi
Baturay: Hem yiğit hem Ay gibi olan
Baybars: Eskiden Türklerin besledikleri bir tür küçük kaplan; çok zengin ve kaplan gibi yiğit Türk Memluk İmparatorluğu’nun dördüncü sultanının adı
Baybora: Hem zengin hem fırtına gibi
Bayhan: Zengin han
Beha: Ender, zor bulunan
Bekir: Sabah erken kalkan.
Bener: Kendisinin koruyucu olduğuna inanan kişi
Berhan: Sağlam, güçlü kan 2.Güçlü komutan
Berk: Sert, sağlam, katı 2.Yıldırım
Berkan: Parıldayış, şakıma
Berkant: Bozulamaz yemin 2.Sağlam, güçlü 3. Orta Asya’da sıradağlar
Berkay: Güçlü ve ay gibi
Berke: Kamçı, kırbaç
Berker: Güçlü, sağlam erkek
Berkin: Çok kuvvetli 2.Pekiştirilmiş
Berkkan: Geçmişi sağlam olan kimse
Berkman: Kişiliği sağlam olan kimse
Berksan: Adı, sanı sağlam bilinen
Berktan: Tanyeri gibi güzel ve güçlü
Bertan: Tan yeri gibi güzel ve güçlü kimse
Bilal: Suyla ıslatan; ıslaklık
Bilge: Bilgi dağarcığı ile yücelmiş kimse. 2.Göktürk hakanı
Bilgealp: Bilgili ve cesur kişi
Bilgekağan: Bilgili ve savaşçı kişi
Bircan: Yekvücut
Birkan: Aynı kandan, aynı soydan olan
Birol: Bir tane olan
Boğaçhan: Efsaneleşmiş Türk kahramanı. dede Korkut Öykülerinde adı geçen yiğit
Bolat: Çelik gibi sert
Bora: Yağmur getiren fırtınalı sert rüzgar
Borahan: Sert hakan
Buğra: Erkek deve
Buğrahan: İlk İslam devletlerini kuran Türk hükümdarlarından bazılarına verilen ad
Burak: Hazret-i Muhammed aleyhisselamın Miraç’da bindiği atın ismi
Burhan: Bir şeyi ispat etme aracı, delil
Burkay: Buruk ay
Büke: Pehlivan 2.Bilgili, zeki kişi 3. Ejderha

C
Can: İnsanın kendi varlığı, yaşam, birey kişi, ruh, güç kuvvet
Canberk: Sert kişi, sağlam kişi, canı sağlam
Caner: Yürekten sevilecek kimse
Canpolat: Canı polat gibi sağlam, canlı, çelik gibi kimse
Cantekin: Biricik can, can şehzade
Ceyhun: Orta Asya’da bir ırmak
Ç
Çağlayan: Bir akarsuyun yükseklerden köpürerek düştüğü yer, çavlan
Çağrı: Birini bir yere çağırma işi, çağırma, yırtıcı bir kuş
Çelik: Su verilip sertleştirilen demir, polat
Çetin: İstenilen yola getirilmesi, elde edilmesi zor, güç olan, kolay olmayan, sert, sarp
Çetinalp: Zorlu ve yiğit, sert yiğit
Çevik: Kolaylıkla, çabuklukla davranan, hareketleri hızlı, canlı
Çınar: Boyu otuz metreyi bulan, uzun yıllar yaşayan, geniş yapraklı ağaç

D
Demir: Yeraltından çıkarılan, türlü işte kullanılan dayanıklı bir maden, bu madenden yapılmış olan
Demiralp: Demir gibi sağlam yiğit
Demiray: Demir gibi sağlam ve Ay gibi güzel
Demircan: Demir gibi sağlam kimse
Demirkan: Sağlam ve güçlü kan
Deniz: Yeryüzünün büyük bölümünü kaplayan çok geniş ve tuzlu su
Denizhan: Ünlü Oğuz Destanı’na göre, Oğuz Han’ın altı çocuğundan en küçüğü,
Dilmen: Dil bilen kimse, dilci
Dinç: Sağlık durumu iyi, güçlü, gücü yerinde, canlı
Dinçalp: Güçlü yiğit, güçlü ve yiğit
Dinçer: Güçlü er, güçlü kimse
Dinçtürk: Sağlıklı, sağlam Türk, güçlü Türk
Doğan: Küçük kuşlarla beslenen, ava alıştırılarak kuş avında kullanılan, Akdoğan, çakırdoğan, aladoğan gibi türleri olan bir kuş, şahin
Doğanalp: Şahin ve yiğit kimse
Doğanay: Ayın ilk günlerinde Ay, yeni Ay (ayın ilk günleri doğan çocuklara verilir)
Doğuş: Doğma, doğma biçimi, yaradılış
Durukan: Temiz kan, saf kan

E
Ediz: Değerli, ulu, yüce, yüksek
Efe: Özellikle Batı Anadolu yiğidi, yiğit, zeybek, ağa, ağabey, kabadayı
Efekan: Yiğit bir soydan gelen
Ege: Ulu, büyük, Türkiye ile Yunanistan arasındaki denizin adı
Egemen: Yönetimini kendi gücüyle, dışardan denetime bağlı kalmadan sürdüren, üstün, sözünü geçiren
Emre: Dost, arkadaş, sevdalı, tutkun, ünlü, Türk ozanı Yunus’un adlarından biri
Engin: Yüksek olmayan, düzey bakımından düşük, denizin, karasularından Uzakta bulunan geniş bölümü, ucu bucağı görünmeyecek denli geniş
Eralp: Yiğit erkek, yiğit kimse, yiğitler yiğidi,
Erdem: İyiliksever, acıma, alçakgönüllülük gibi övgüye değer niteliklerin genel adı
Erdinç: Dinç yiğit
Ergün: Erken doğan güneş, yumuşak, uysal, sulu sepken, sulu kar
Erman: Er kişi, yiğit kişi
Erol: Yiğit ol, erkek ol, er ol
Ersan: Yiğit ünlü, er sanlı
Ersin: “yiğitsin” “erkeksin” erişsin, ulaşsın, gelişsin, yetişsin, olgunlaşsın
Ertan: Güneş’in doğma zamanından az önce, şafaktan önce
Ertekin: Yiğit ve tek, yiğit ve biricik, biricik yiğit, yiğit prens.
Ertürk: Yiğit Türk, erkek Türk

Eryiğit: Yiğit erkek
Esen: Hiçbir sayrılığı, hiçbir sakatlığı olmayan, sağlık ve mutluluk içinde olan sağlıklı
Esener: Sağlıklı yiğit
Esentürk: Sağlıklı Türk
Eser: Yel, sert esen yel; esme işini yapar, esinti olur yel olur
Evren: Var olan her şey, bütün varlıkların oluşturduğu bütün, kainat, dünya
Ezgü: İyi kimse

F
Fatih: Fetheden
Ferdi: Bireysel, tek başına.
Ferhan: Sevinç, neşe. İyi haber karşısında verilen ödül. Güçlükleri aşıp bir yeri ele geçirme.
Feridun: Tek başına, eşsiz.
Ferit: Sıralanmış inci taneleri. Tek başına. Emsalsiz.
Feyyaz: Bereketli, gür, verimli. Eli açık.
Fırat: Bir nehir adı. Türkiye’den geçip Basra’ya dökülür.
Furkan: İyi ile kötü, doğru ile yanlış arasındaki herşeyi gösteren.

G
Gediz: Su birikintisi, gölcük, Ege Bölgesi’nde bir akarsu; adını bu akarsudan alan bir ilçe
Gencer: Delikanlı, genç yiğit bkz. Gençer
Genç: Yaşı ilerlememiş olan, yaşlı olmayan, canlı, dinç
Gençalp: Genç yiğit
Gençer: Delikanlı, genç yiğit
Giray: Uygun, yaraşır, eski Kırım hanlarının ünvanı
Girgin: Herkesle çabucak ahbaplık, yakınlık kurabilen, sokulgan kimse
Gökalp: Gök gözlü yiğit
Gökberk: Mavi ve gözlü ve sert
Gökdeniz: Mavi deniz
Gökhan: Oğuz Han’ın oğlu
Gökmen: Mavi gözlü ve sarışın kimse
Göktuna: Mavi Tuna
Göktürk: 552-745 yılları arasında Orta Asya’da hüküm süren, Bumin Han’ca kurulmuş olan Türk devleti ve bu devletin halkından olan kimse
Gültekin: Tek gül, biricik gül, gül gibi güzel ve tek, gül şehzadesi
Günalp: Güneş gibi ve yiğit
Günay: Güneş ve ay, güneş gören yer, güney
Günberk: Güneş gibi yakıcı ve sert
Gündoğan: (Güneş doğarken doğan çocuklara konulan adlardan) Doğan güneş, doğan gün

H
Hakan: Eskiden Türk imparatorlarına verilen unvan. Kağan
Hınçal: Öcünü onda koyma, öcünü al, öç al

I
Işın: Bir ışık kaynağından çıkan ve uzayıp giden ışık çizgisi
Işıner: Işın saçan yiğit

İ
İlbay: Bir ilin, bir obanın yöneticisi
İlbey: Ülkenin beyi, Orhan Gazi döneminde bir salla Rumeli’ye geçen Türk savaşçılarından, Rumeli de bir çok yeri alan kişi
İlker: (Doğan ilk erkek çocuk için) birinci yiğit, ilk yiğit, ilk erkek
İlter: Yurdu koruyan, yurdu savunan, yurdu kayıran, yurtsever
İnal: Güvenilir arkadaş, inanılır kimse, dost, inanca veren, inanılan, şehzade, prens, han
K
Kağan: Hanlar hanı, hakan, han, Orta Asya’da eskiden Moğol İmparatorlarına verilen unvan, İmparator
Kandemir: Sağlam kan, kanı sağlam olan kimse, sağlam demir
Kansu: Çerkez Memluk beyi, Çin’de bir il, Memluk Sultanlığının son Çerkez Sultanı
Kaplan: Hindistan ve Afrika ormanlarında yaşayan, aslan büyüklüğünde, Postu çizgili, kedigillerden yırtıcı, güçlü bir hayvan
Karaca: Geyik türünden, boynuzları küçük ve çatallı bir av hayvanı, Dağ keçisi, yaban keçisi, eti yenen bir kuş, (mecaz olarak)
Kartal: Kızıl kara tüylü, güçlü kıvırcık gagalı, iri ve güçlü, yırtıcı bir kuş
Kaya: Büyük ve sert taş kütlesi, pek sert
Kayatürk: Kaya gibi sağlam ve sert Türk
Kayı: Osmanlıların kökeni olan Oğuz boylarından birinin adı, sağlam, sert, güçlü, sağanak, bora
Kayıhan: Güçlü kağan, sert han, sağlam han
Kayra: Allahtan gelen iyilik,  yardım, destek
Kıraç: Su bulunmayan toprak, kurak toprak, verimsiz toprak
Kıvanç: Mutlu bir olgudan duyulan şey, sevinç öğünç
Koçer: Koç yiğit, yiğitler yiğidi
Koçhan: Yiğit kağan
Konuralp: Yiğitler yiğidi, onurlu yiğit
Koralp: Kor gibi, kor ateş gibi yiğit
Koray: Kor gibi kızarmış ay, kıpkırmızı ay
Korkmaz: Hiçbir şeyden çekinmeyen, yiğit, yürekli
Köksal: “Yerinden kolayca oynatılamayacak durumda yerleş!”kökünü derinlemesine sal” “kökleş yerleş” anlamında buyruk
Kubilay: Çin’de “Yu-An” adıyla yeni bir hanedanlık kuran Moğol İmparatoru, Kubilay Han
Kurt: Sürülere saldıran, köpek türünden yırtıcı, yabani hayvan (mecaz olarak) işini iyi bilen, aldanmaz
Kurtuluş: Tehlikeli ve kötü bir durumdan kurtulma
Kutay: İyilik getiren Ay, uğurlu Ay, kutlu ay, kutlu ve ay gibi
Kutlay: Uğurlu Ay, kutlu Ay
Kuzey: Sağını doğuya, solunu batıya veren bir kimsenin tam karşısına düşen yön

L
Laçin: Bir cins şahin – Sarp, yalçın
Lami: Sert, çatık kaslı veya Aslan
Lema: Her şeye gücü yeten
Lemi: Becerikli, atılgan
Levent: Dünya, varlık

M
Malkoç: Ünlü bir akıncı soy olan Malkoçoğullarının atası Malkoç Mustafa Bey’in adından
Meriç: Bulgaristan’dan çıkıp Edirne yakınlarında Arda ve Tunca ile birleştikten sonra Türk-Yunan sınırları boyunca akraka Enez yakınlarında Ege Denizi’ne dökülen ırmak
Mert: Sözünün eri; yiğit bahadır, batur
Mete: Hun Türklerinin büyük hakanı.
Mutlu: Bütün istek ve özlemlerine kavuşmuş olan, mesut
N
Nursal: Aydınlık Sal, ışık ver
O
Olcay: Şans, talih
Onur: Kişinin kendi öz saygısı, iç değeri, insanın kendine olan saygısı kibir çalım kurum
Onuray: Onurlu ve Ay gibi güzel
Oray: Kent üstüne doğan, Ay, kentli Ay

Ö
Ökmen: Akıllı, zeki
Öktem: Yürekli, yiğit, güçlü, görkemli; ünlü
Ökten: Güçlü, yiğit
Önalan: Önce davranan, önde giden, başa geçen
Önder: Yol gösterici, kılavuz; büyük bir işte, toplumsal bir olguda önde giden, kendine başkalarını uyduran ve onları yöneten kimse, şef, lider
Özay: Özü Ay gibi
Özbek: Yürekli, doğru, namuslu; Orta Asya’da yaşayan bir Türk boyu, Bu boydan kimse
Özberk: Özü sert, özü sağlam
Özcan: Bir kimsenin kendi öz canı olan
Özdilek: İçten dilenen şey, içsel dilek
Özer: Özü yiğit, özce erkek, yiğit
Özgün: Hiç kimseye benzemeyen
Özgür: Başkasının kölesi olmayan, eyleminde kimseye hesap vermeyen, hür
Özkan: Soylu kan
Özsoy: Özü temiz, soylu kimse
Öztan: Gerçek şafak
Öztekin: Biricik kimse, benzeri olmayan kimse; öz şehzade, tam bir şehzade
Öztuna: Gerçek Tuna Irmağı
Öztunç: Tunç gibi sağlam kimse, özü tunç
Öztürk: Gerçek Türk; özü Türk, öz Türk

P
Pamir: Orta Asya’da yükseltilerle dolu kütle, yayla
Pars: Et oburlardan, sıcak ülkelerde yaşayan, derisi benekli, Yırtıcı bir hayvan
Pasin: Eski bir Türk oymağını adı
Pekcan: Sağlam, dayanıklı can; güçlü can; çok cana yakın
Peker: Sert yiğit, sağlam, dayanıklı yiğit, sıkı yiğit, çok yiğit, pek yiğit
Pekin: Kuşkuya yer olmayacak denli kesin
Pekiner: Pek yiğit, kuşkuya yer olmayacak denli yiğit
Pekşen: Çok şen
Polat: Sertleştirilmiş demir, su verilmiş demir, çelik; çelik gibi sert
Polatalp: Çelik yiğit
Polathan: Çelik gibi sert han, çelik kağan
Polatkan: Çelik kan, sağlam kan
Pusat: Zırh ve korunma araçlarının genel adı; silah

R
Raci: Sezgi, anlayış, dikkat
Rasin: Beyaz ay, dolunay
Raşit: Dürüst, güvenilir
Refik: Yüce, ulu
Reha: Candan, cana yakın
Renan: Kızıl kan
Reşat: Kahraman, cesur, savaşçı
Reşit: Yiğit, cesur
Ruşen: Sabah güneş doğarkenki zaman
Rüçhan: Orta Asya’da bir Türk boyu

S
Sağcan: Sağlıklı can, sağlıklı kimse
Sağlam: Dayanıklı, kolay bozulmaz; yıkılmaz; zarar görmemiş, bozulmamış; güvenilir, dürüst
Salman: Özgür, hiç kimsenin kölesi olmayan
Saltuk: Kendi başına bir varlığı olan; Doğu Anadolu’da kurulan
Sanalp: Ünlü yiğit
Sanberk: Ünü sağlam
Sancar: Eski Türk adlarından; kısa kama
Saner: Ünlü yiğit, tanınmış kimse
Sarp: Geçilmesi, çıkılması güç, çok dik
Sarper: Dikbaşlı yiğit, sarp yiğit
Sarphan: Sarp kağan
Saruhan: Sarı kağan, sarı han; Saruhan, Selçuk uçbeylerindendi, Manisa’yı alarak Saruhanlı Beyliği’ni kurmuştu
Savaş: Birbirine düşman iki ordunun çarpışması, silahlı eylem
Saygın: Saygı gösterilen, güvenilir olan, saygı gören
Sayhan: Saygı gösteren kağan
Seçkin: Seçilerek en iyi diye ayrılan; benzerleri arasında göze çarpan; seçilmiş
Seçkiner: Herkesçe beğenilen yiğit
Selçuk: Küçük sel; tezcanlı, evecen, hızlı; Selçuklulara adını veren Sultan Selçuk’tan
Sencer: Halden bilen kimse; kale, hisar; Çağatay hanlarından birinin adı
Sergen: Sergilenmiş olan, sergi; raf
Seyhan: Çukurova’da Adana’dan geçerek Akdeniz’e dökülen büyük ırmak
Seyhun: Orta Asya’da bir ırmak
Sezgin: Sezme yeteneği olan kimse, sezici
Somer: Katışıksız yiğit, tam yiğit
Sona: Bir tür ördek, suna; artık ondan sonrası olmayan, sona gelen; (mecaz olarak) son çocuk
Sonay: Artık ondan sonrası olmayan Ay; (mecaz olarak) son çocuk
Soner: Artık ondan sonrası olmayan yiğit; (mecaz olarak) son erkek Çocuk, son yiğit
Soyhan: Soyu han olan, kağan soylu
Soykan: Soylu kan
Soylu: Öteden beri temiz tanınmış, bir aileden olan, soyu temiz olan
Sökmen: Selçuklular çağında Hasankeyf Artuklu Beyliği’ni kuran
Sönmez: Sürekli olarak yanar, hiç sönmeden yanar
Sümer: Aşağı Mezopotamya’da bir bölge Sümer ülkesi; M.Ö. 400 Yıllarında bu bölgede devlet kuran bir Türk kavmi

Ş
Şahin: Küçük kuşlarla beslenen, eğitilerek kuş avında kullanılan, yırtıcı bir kuş sınıfı ve bu sınıftan bir kuş, doğan
Şahinalp: Şahin gibi yiğit
Şahiner: Şahin gibi yiğit
Şan: İyi tanınma, ün
Şanal: Adın her yanda duyulsun, ünün yaygınlaşsın, iyi ün sahibi ol
Şanlı: Ünü yaygın, ünlü, iyi ün sahibi
Şanlıbay: İyi ün sahibi ve varsıl kimse
Şansal: Adını, şanını her yana duyur, şan ver
Şanver: Ünün, şanın her yana yayılsın
Şener: Neşeli yiğit, şen yiğit, şen erkek
Şenol: Her zaman neşeli ol
Şensoy: Soyu şen kimse, şen soydan
Şimşek: Çok bulutlu, yağmurlu havalarda, buluttan buluta ya da yere elektrik boşalırken oluşan, kırık çizgi biçimindeki çok yoğun elektrik akımı; (mecaz olarak) çok hızlı kimse

T
Tamer: Bütünüyle yiğit, tam yiğit
Tan: Güneş’in doğmasından önceki zaman, şafak
Tanalp: Şafak gibi aydınlık ve yiğit; şafak yiğidi
Tanay: Şafak kızıllığının Ay’ı, şafak vaktinin Ay’ı
Tanberk: Şafak gibi aydınlık ve sağlam kimse
Tanbey: Şafak beyi, şafak vaktinin beyi
Taner: Şafak gibi aydınlık ve yiğit; şafak yiğidi
Tanerk: Şafak gücü; güçlü şafak
Tanju: Yücelik, ululuk, Çinlilerin Türk hakanlarına verdiği unvan, Kağan, hakan, hükümdar.
Tansel: Şafak vaktinin seli
Tansu: Şaşkınlık verecek denli güzel şey, olağanüstü şey, insanları hayran eden ve doğaüstü sayılan olay
Tanyel: Şafak vaktinin yeli
Tarhan: Soylu kimse, bey
Tarkan: Eskiden bey, vezir gibi kullanılmış bir san; saygıdeğer kimse; Dağılmış bir durumda olan, karmakarışık, dağınık
Taylan: Uzun boylu ve yakışıklı kimse
Tekin: Bir tane, biricik, bir benzeri daha olmayan; beyoğlu, yiğit şehzade
Teoman: Hun İmparatoru Mete’nin, yani Oğuz Han’ın babası
Tınaz: Ot ya da saman yığını; ekin yığını
Timur: Demir; Timurlenk, ünlü Türk-Moğol İmparatoru,
Tokcan: Doymuş kimse
Toker: Gözü gönlü tok yiğit
Tolga: Savaşta askerlerin başlarına giydikleri demirden yapılmış koruyucu başlık
Tolonay: Dolunay, Ay’ın on dördündeki durumu
Tolun: Dolgun, dolun, bedir
Tonguç: İlk çocuk; çocuk
Toprak: Toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla çürümüş organik Cisimlerden oluşan ve üzerindeki bütün canlılara yaşama ortamı sağlayan madde; kara; ülke, yurt; topraktan yapılmış
Toros: Anadolu’nun güneyinde, Akdeniz boyunca uzanan ünlü sıradağ
Toygar: Çayırkuşu, tarlakuşu, torgay, turgay
Tuna: Kara ormanlardan doğup Karadeniz’e dökülen, Avrupa’nın Volga’dan sonra en uzun ırmağı
Tunacan: Sevgili Tuna, can Tuna
Tuncel: Tunçtan yapılmış el
Tuncer: Tunçtan yiğit, tunç gibi sağlam yiğit
Tunç: Bakır, çinko ve kalayın karışımından oluşan, pirince Benzeyen koyu kızıl alaşım
Tutku: Bir şeye karşı duyulan aşırı istek eğilim
Türkcan: Can Türk, sevgili Türk
Türker: Yiğit Türk, er Türk
Türkmen: Oğuz Türklerinin bir kolu ve bu koldan olan kimse

U
Uğur: İnsana iyilik getirdiğine inanılan doğaüstü güç ya da bir iyiliğin muştucusu sayılan herhangi bir belirti; iyilik kaynağı olan şey
Uğuralp: Uğurlu yiğit
Ulu: Çok büyük erdemleri olan, yüce; erişilmez derecede yüksek ve büyük
Ulualp: Yüce yiğit, ulu yiğit
Ulubay: Yüce ve zengin kimse
Uluhan: Yüce kağan
Umut: Ummaktan doğan iç erinci, umulan şey, ümit
Ural: Asya’da bir sıradağ; bu sıradağlardan çıkıp Hazer Denizi’ne dökülen bir ırmak
Utkan: Ateşli kan, od kan
Utku: Birçok emek ve çekinceli uğraşmalar sonucu erişilen mutlu sonuç, zafer
Uygur: VII. Yüzyılda Orta Asya’da büyük bir devlet ve uygarlık kurmuş olan Türk ulusu ve bu ulustan olan kimse
Uysal: Yumuşak başlı, söz dinler, söz anlar, uyar
Uzay: Bütün varlıkları her yandan kaplayan sonsuz boşluk
Uzel: Usta el, becerikli el, işe yatkın el

Ü
Ülkü: Kişiyi umut içinde yaşatan, ulaşılmaya çalışılan yüce dilek, amaç, erek
Ünal: Ad sahibi ol, ünlen, tanın
Ünalan: Ad sahibi olan, ünlenmiş kişi, ünü olan kimse, iyi ad sahibi
Ünalp: Ünlü yiğit
Ünsal: Her yana adını duyur
Ünver: Her yana adını duyur, çok tanınmış biri ol, ünlen
Vural: Vurarak al, vurup al.
Vurgun: Vurulmuş çok sevmiş kimse, tutkun

Y
Yağızalp: Esmer, yiğit, karayağız yiğit
Yakup: Yakup aleyhisselam ismindeki peygamberin adıdır.
Yalazalp: Yalımlı yiğit, yalım gibi yiğit
Yalçın: Düz, çıplak ve dik; düz, kaygan, sarp, dik
Yalçıner: Sarp yiğit, dik yiğit
Yalınalp: Katışıksız yiğit, sade yiğit
Yalman: Düz, çıplak ve yassı taş; mızrak ucu; dik, sarp, yalçın
Yaman: İşbilir, kurnaz, becerikli
Yavuz: Çok sert, yaman, yürekli, korkusuz
Yavuzalp: Korkusuz yiğit, yaman yiğit
Yenal: Yenerek al
Yener: Oyun, yarış, savaş gibi şeylerde karşısındakine üstün gelir
Yetkin: Yetişkin, olgunlaşmış, erişmiş
Yıldıralp: Korkutan yiğit, yıldıran yiğit
Yıldıray: Parıldayan Ay, ışık saçan Ay
Yıldırım: Büyük bir ışıkla gürültü çıkararak hava ile yer arasında olan elektrik boşalması, şimşek; Osmanlı İmparatoru Yıldırım Beyazıt’ın adından
Yiğit: Güçlü ve yürekli; delikanlı, genç, genç adam
Yiğitalp: Yiğitler yiğidi, erler eri
Yiğitcan: Güçlü ve yürekli kimse
Yurdakul: Yurda hizmet eden, yurda kul olan kimse
Yücel: Yüce bir duruma gel, yüceleş, büyüdükçe büyü, yükseldikçe yüksel, büyük ol, ulu ol
Yüksel: Yükseklere çık, yücel; ilerle

Z
Zafer: Amaca ulaşma, başarı – Düşmanı yenme
Zahit: Parlak yıldız
Zekai: Zeka ile ilgili
Zekeriya: Erkek – Bir peygamber
Zeki: Çabuk anlayan, kavrayan
Zeynel: Zeynelabidin’in kısaltılmışı
Zihni: Akılla ilgili
Ziya: Aydınlık, nur

Bu alana reklam verebilirsiniz!
468 x 60 Reklam Alanı